Lu Bu

Strike of Kings

Lu Bu

Büyük Savaş Tanrısı

Rol : Savaşçı
Uzmanlık : Can Çalma
Dayanıklılık

TEMEL ÖZELLİKLER

Maksimum Can

3531

Fiziksel Savunma

104- %14.7

Fiziksel Saldırı

174

Büyü Savunması

50 – %7,6

Büyü Saldırısı

0

Maksimum Mana

0

SALDIRI ÖZELLİĞİ

Hareket Hızı

380

Saldırı Hızı

%0

Can Çalma

%0

Saldırı Menzili

Yakın Dövüş

Zırh Delme

0 – %0

Kritik Oranı

%0

Mana Çekme

%0

Büyü Delme

0 – %0

Kritik Hasar

%200

Bekleme Süresine Azalma

%0

SAVUNMA ÖZELLİĞİ

Direnme

%0

Can/5sn

54

Mana/5sn

0

SKİLLER (BECERİLER)

Strike of Kings 1. Skill

Fatih

Fiziksel 

Lu Bu, gücünü toplar; Fiziksel Saldırısını 80, Can Çalmasını 120(+69) ve Direnme Gücünü 5 saniye boyunca %20 artırır.

Fiziksl. Sald. Art.  : 80/120/160

Can Yenileme         : 120/180/240

Bekleme Süresi     : 30

Mana Maliyeti       : 0

Strike of Kings 2. Skill

Kazığa Oturtma

Fiziksel  Kontrol

Lu Bu, baltalı kargısını indirerek, düşmanlarına şok dalgası göndererek 240(+156) Fiziksel Hasar verir ve düşmanın Hareket Hızını 2 saniye boyunca %50 düşürür.

Temel Hasar        : 240/300/360/420/480/540

Bekleme Süresi   : 12/11/10/9/8/7

Mana Maliyeti     : 0

Strike of Kings 3. Skill

Kızıl Aygır

Fiziksel  Kontrol

Lu Bu ileriye doğru yüklenir ve 160(+146) Fiziksel Hasar verir. (Durdurmak için heroya dokun) Bu beceri art arda üç kez kullanılabilir. Üçüncü saldırı, düşmanı havaya savurur.

Temel Hasar        : 160/185/210/235/260/285

Bekleme Süresi   : 12/11/10/9/8/7

Mana Maliyeti     : 0

Strike of Kings Pasif Skill

Despot

(Pasif) 

Lu Bu, herhangi bir beceriyle veya normal saldırı ile her vurduğunda, Kazığa Oturtma becerisinin bekleme süresini 1 saniye azaltır.

LU BU’NUN HİKAYESİ

“Boyun eğmek mi? Sen ne cesaretle boyun eğersin?”

Her daim kudretli küheylanın üzerinden düşmanlarına yukardan bakan Lu Bu, nam-ı diğer Kızıl Gazap, onları hep perişan, korkmuş ve eksik olarak görürdü. İçindeki nefreti daha fazla bastıramıyordu. Edindiği zaferlerin, onun için, pek bir anlamı da yoktu. Onun asıl isteği, kendi dişine göre bir rakip bulup dövüşmekti. En büyük tehlikelerde bile öne atılmak onun en sevdiği şeylerden biriydi. Bu yüzden O, “Eşsiz Savaş Tanrısı” olarak da tanınıyordu.

Lu Bu eski düşmanları Liu-Bei, Guan-Yu ve Zhan-Fei ile Hulao Kapısı’nda yaptığı savaşın anılarını anlatmaya başlamıştı. Üçe karşı bir savaşmak kulağa adaletsizmiş gibi gelse de Lu Bu, bu tür garipliklere çoktan alışmıştı. Doğruyu söylemek gerekirse, zaten ölümlü bir varlık onu teke tekte asla alamazdı.

“Söyle bakalım, şu dünyadaki en güçlü savaşçı ben miyim?”

Lu Bu, o göz alıcı zırhını giydiği anda iyi yanını pek gösteremezdi. Bunu gören ve büyüleyici güzelliğe sahip Diao Chan, Lu Bu’ya tatlı bir tebessüm attı ve kölelerinden biri aracılığıyla ona bir not gönderdi.

“Şu dünyada savaşmaya değecek tek bir kişi bile yok. Fakat Generalim, ya Cennetteki düşmanlarınız? Onlarla savaşmaya ne dersiniz?”

“Cennet mi dedin? Doğru ya!”

Lu Bu, gözlerindeki heyecanını saklayamıyordu.

Yorumlar

yorumlar

Benzer yazılar